• RSS
  • Facebook
  • Twitter

'Allahü teâlâyı bilen kurtuluş bulur. Dininde titizlik gösteren kötülüklerden kurtulur. Nefsini ıslah eden saadete kavuşur.' İmam-ı Şafii Hazretleri

  • İman

    Hadis-i Şerif: ''Dini [hükümleri, dinde bildirilenleri] aklı ile ölçenden daha zararlısı yoktur'' (Taberani).

  • Ehl-i Sünnet

    'Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, biri hariç hepsi Cehenneme gidecek. Kurtulan fırka, benim ve Eshabımın yolu üzere gidenlerdir.' (Tirmizi)

  • Şirk ve Küfür

    'Öyle bir zaman gelir ki, kişinin imanı gider de haberi olmaz. Halbuki ondan, gömleğin çıktığı gibi, iman çıkmış olur.' [Deylemi].

  • 17 Nisan 2013 Çarşamba

    Sual: (Kur’ansal İlkeler) diye bir kitap elime geçti. Din hakkında kitap yazdığına göre, (Ya medreselidir ya ilahiyatçı veya Arapçayı iyi bilen biridir) diye düşünmüştüm. Dinden habersiz biri imiş. (Ben din tahsili yapmadım, ama aklımı kullandım. İspanyolca bilirim. Paris kültürüyle yetiştim. 20 yıl profesyonel artistlik yaptım. Laik, çağdaş, akılcı ve Atatürkçüyüm. Dini aslına döndürmeye çalışan cesur bir reformcuyum. Hattâ bu ekolün temsilcisiyim. Meal okuyarak din hakkındaki yeni buluşlarım, müftülere ve ilahiyat profesörlerine taş çıkartmıştır. Kur’an mealinden anlayıp çıkardığım hükümlerin hepsi doğrudur. Çünkü ben aklımı kullandım. Benim en büyük hedefim, namaz, oruç, tesettür gibi kemikleşmiş tabuları yıkmaktır. İçkinin, cünüp gezmenin ve kadınlarla beraber olmanın günah olmadığını anlatarak, sadece Kur’ansal ilkelere dayalı gerçek din anlayışını yapılandırmaktır) diyen yazarın maksadı nedir?

    CEVAP: Yazar, Kur’ansal ilke adıyla dinsizliği din olarak takdim etmeye çalışıyor. Adı (Gerçek İslam) olacak, fakat dinle hiç ilgisi olmayacak. Bu feci durum meal okumanın neticesidir. (Yalnız Kur’an) diyenlerin hiçbiri, Kur’ana inanmaz. Çünkü inansalar, Allahü teâlânın Kur’an-ı kerimde defalarca buyurduğu, (Resulüme uyun! Ona itaat bana itaattir) emrini kabul ederler. Resulullah’ın “sallallahü aleyhi ve sellem” 23 yıl yaşadığı İslamiyet’i ölçü alırlar. Kur’an meali okuyan herkes kendi aklını ölçü alıyor, kendi anladığını doğru kabul ediyor. Hepsi de farklı farklı görüşler ortaya atıyor. S. Ebediyye’de buyuruluyor ki:

    Din öğrenmek için, Kur’an tercümesi, tefsir, hadis okumaya kalkışırsak, bunları kavrayamayız. Yanlış anlayarak dinimizi, imanımızı da kaybederiz. Ana yuvasından almış olduğu kıymetli imanını kaybeden birkaç ilerici kimseyle karşılaştım. Bunların küfrüne sebep olan şeyin nasıl meydana geldiğini sordum. (Tefsir, meal okuduk) dediler. Mazhar-ı Can-ı Canan hazretleri, Makamat kitabında, bir halifesinin tefsir yazmasına mani olduğunu yazmaktadır. Görülüyor ki, uydurma yazılan tefsirleri ve tercümeleri bir yana bırakalım, meşhur tefsirler bile, ehlinden başkasına zararlı oluyor.

    Ehl-i sünnet âlimleri, tefsir ve hadisten anladıklarını, bizim gibi din cahillerine, açık, kolay öğretmek için, binlerce fıkıh ve ilmihâl kitabı yazmışlardır. İslamiyet’i doğru öğrenmek için, o kitapları okumak lazımdır. (Birgivî V. Şerhi)

    0 yorum:

    Yorum Gönder