• RSS
  • Facebook
  • Twitter

'Allahü teâlâyı bilen kurtuluş bulur. Dininde titizlik gösteren kötülüklerden kurtulur. Nefsini ıslah eden saadete kavuşur.' İmam-ı Şafii Hazretleri

  • İman

    Hadis-i Şerif: ''Dini [hükümleri, dinde bildirilenleri] aklı ile ölçenden daha zararlısı yoktur'' (Taberani).

  • Ehl-i Sünnet

    'Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, biri hariç hepsi Cehenneme gidecek. Kurtulan fırka, benim ve Eshabımın yolu üzere gidenlerdir.' (Tirmizi)

  • Şirk ve Küfür

    'Öyle bir zaman gelir ki, kişinin imanı gider de haberi olmaz. Halbuki ondan, gömleğin çıktığı gibi, iman çıkmış olur.' [Deylemi].

  • 23 Mayıs 2013 Perşembe

    Sual: Hak mezheplere inanmayan biri diyor ki:
    (İnsana ancak kendi çalışması fayda verir) âyetine ve (İnsan ölünce amel defteri kapanır) hadisine göre, ölü için okunan Kur’anın ve mevlidin faydası olmadığı gibi, yapılacak her türlü ibadetlerin ölüye de, diriye de faydası olmaz. Herkesin sevabı kendinedir, başkasına sevab kazandıramaz.Ölü veya diri için sevab kazandırıcı ameller yapılamaz mı?

    CEVAP: Elbette yapılır. Âyete ve hadise kendi kafamıza göre mâna vermek çok yanlış olur. Açıklamasıyla okunmazsa büyük yanlışlıklara sebep olur.

    Evet, herkesin amel defteri kapanır, ama başkası onun adına sevab kazanınca deftere yazılmaya devam eder. Veya sadaka-i cariyesi varsa deftere yazılmaya devam eder. Bir hadis-i şerif:
    (Ölen insanın amel defteri kapanır. Şu üçü bundan hariçtir: Sadaka-i cariye, faydalı ilim ve kendisine dua eden salih evlat bırakan.) [Buharî] (Sadaka-i cariye, cami, çeşme, yol, köprü yapmak, ağaç dikmek, faydalı ilmî eser bırakmak gibi insanlara faydası dokunan her çeşit iyi işlerdir.)

    Demek ki insanın bıraktığı hayır hasenat ve faydalı eserlerin sevabı deftere yazılmaya devam ettiği gibi, salih evladı varsa, evladın yaptığı sevablar da ana babasına yazılır.

    İmam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri, (Kabristana girince, Fâtiha, Felak, Nas ve İhlâs sûrelerini okuyun! Sevabını ölülere gönderin! Sevabı hepsine ulaşır) buyurdu. (Etfal-ül müslimin)

    Birkaç hadis-i şerif:
    (Yâsin-i şerif ölüye okunursa, azabı hafifler.)
    [Deylemî]


    (Ana babasının veya birinin kabrini her cuma günü ziyaret edip Yâsin-i şerif okuyana, Allahü teâlâ, Yâsin’deki her harf miktarınca sevab verir.) [İ. Rafiî]

    (Kabristana giren kimse, Yâsin sûresini okusa, o gün ölülerin azapları hafifler. Ölülerin sayısı kadar o kimseye sevab verilir.) [Etfâl-ül müslimin]

    (Kabristandan geçen kimse, 11 İhlas okuyup, sevabını kabirdekilere hediye ederse, ölü sayısınca sevab verilir.) [İ. Ahlakı]

    Zekât, sadaka gibi malla; hac gibi, hem beden, hem malla; namaz, oruç, tesbih ve Kur’an-ı kerim okumak, dua etmek gibi yalnız bedenle yapılan farz veya nâfile ibadetlerin sevabları ölü veya diri her Müslümana bağışlanırsa, sevablar hiç eksilmeden herkese gider. İbadetleri yaparken veya yaptıktan sonra da niyet edilebilir. (Etfal-ül müslimin)

    Bir de kalbimizi kıranların, gıybetimizi edenlerin, namaz, oruç, hac gibi sevabları bizim defterimize yazılır. Demek ki bizzat kendimiz ibadet etmesek de, başkalarının yaptıkları sevablar bize yazılabiliyor. (İnsana ancak kendi çalışması fayda verir) âyet-i kerimesini okuyup hüküm vermenin yanlışlığı yukarıdaki vesikalardan anlaşılmaktadır.

    0 yorum:

    Yorum Gönder