• RSS
  • Facebook
  • Twitter

'Allahü teâlâyı bilen kurtuluş bulur. Dininde titizlik gösteren kötülüklerden kurtulur. Nefsini ıslah eden saadete kavuşur.' İmam-ı Şafii Hazretleri

  • İman

    Hadis-i Şerif: ''Dini [hükümleri, dinde bildirilenleri] aklı ile ölçenden daha zararlısı yoktur'' (Taberani).

  • Ehl-i Sünnet

    'Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, biri hariç hepsi Cehenneme gidecek. Kurtulan fırka, benim ve Eshabımın yolu üzere gidenlerdir.' (Tirmizi)

  • Şirk ve Küfür

    'Öyle bir zaman gelir ki, kişinin imanı gider de haberi olmaz. Halbuki ondan, gömleğin çıktığı gibi, iman çıkmış olur.' [Deylemi].

  • 24 Mayıs 2013 Cuma

    Sual: Bir kimseye, yaptığımız gıybetimiz ulaşmazsa, tevbe etmek yeter mi? Yine de helâlleşmek gerekir mi?

    CEVAP: Gıybet edilen kişi, yaptığımız gıybeti duymamışsa, tevbe ve istiğfarda bulunmakla ve ona hayır dua etmekle bu günahımız affolur. (İslam Ahlakı)
    (Ya Rabbî beni de, gıybetini ettiğim kişiyi de affet!) diye dua etmelidir! İki hadis-i şerif:
    (Gıybetin kefareti, gıybet edilenin mağfireti için dua etmektir.) [İbni Lâl]

    (Gıybet eden, gıybet edilen için mağfiret dilerse gıybet günahına kefaret olur.) [Hatib]

    Gıybetimizi duymuşsa, bunun kefareti, üzülüp tevbe etmenin yanında gidip onunla helâlleşmektir. Pişman olmadan helâlleşmek, riya olur, ayrı bir günah olur. Tevbe edip gıybetini yaptığımız kimseyle helâlleşmekle, gıybet günahından kurtuluruz. Gıybetini yaptığımız kimseyle helâlleşirken, üzgün ve pişman olmalıyız. Çünkü riyakâr bir kimse, bazen pişmanlık duymadan gıybetini yaptığı kimseden, takva ehli olduğunu göstermek için helâllik ister. Böylece ikinci bir günah işlemiş olur!

    0 yorum:

    Yorum Gönder